<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Binder</title>
	<atom:link href="http://binder.org.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://binder.org.tr</link>
	<description>Başakşehir İnsan ve Çevre Derneği</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Aug 2010 15:19:22 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>HAFTANIN BAŞMAKALESİ</title>
		<link>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-8/</link>
		<comments>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-8/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 15:15:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasip Sönmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Başmakale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://binder.org.tr/?p=1344</guid>
		<description><![CDATA[BAŞMAKALE

Mekke-i Mükerreme’de Ramazan Günleri
Başmakaleler 1
Mahmud Es’ad COŞAN

Nasip eden Allah’a hamd ü senâlar olsun, Ramazân-ı şerîf, Hicaz’da, Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’de, başka yerlerden çok daha feyizli, bereketli, mükemmel, güzel ve hoş oluyor; sevap da bu mübarek yerlerde çok fazla!
Bu sene güzel Türkiyemizden buralara çok ziyaretçi gelmiş; her taraf Türk umreciler ve hacılarla dolu, iki adımda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="font-size: 2em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; margin-top: 15px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; font-weight: normal; font-family: georgia; padding: 0px; border: 0px initial initial;"><strong>BAŞMAKALE<img class="alignright size-full wp-image-1280" title="081294_mec KÇK" src="http://binder.org.tr/wp-content/uploads/2010/06/081294_mec-KÇK.jpg" alt="081294_mec KÇK" width="68" height="81" /><br />
</strong></h1>
<p style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; line-height: 1.4em; text-align: justify; padding: 0px; border: 0px initial initial;"><strong><em>Mekke-i Mükerreme’de Ramazan Günleri</em></strong></p>
<p style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; line-height: 1.4em; text-align: justify; padding: 0px; border: 0px initial initial;"><strong><em></em></strong><strong>Başmakaleler 1</strong></p>
<p style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; line-height: 1.4em; text-align: justify; padding: 0px; border: 0px initial initial;"><strong></strong><strong>Mahmud Es’ad COŞAN<span id="more-1344"></span><br />
</strong></p>
<p>Nasip eden Allah’a hamd ü senâlar olsun, Ramazân-ı şerîf, Hicaz’da, Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’de, başka yerlerden çok daha feyizli, bereketli, mükemmel, güzel ve hoş oluyor; sevap da bu mübarek yerlerde çok fazla!</p>
<p>Bu sene güzel Türkiyemizden buralara çok ziyaretçi gelmiş; her taraf Türk umreciler ve hacılarla dolu, iki adımda bir, tanıdık bir simaya rast geliyor, sevgili bir dostla karşılaşıyoruz. Ülkemizde, çok istediğimiz halde görüşemediğimiz birçok kardeş ve arkadaşla burada her vakit beraberiz. Adını söylemeyeyim, sadece bir kasabamızdan, 250-350 kişi beraber geldiklerini söylediler.</p>
<p>Halkımız elhamdülillah çok dindar, çok sâfî, çok uyumlu insanlar; çevreleriyle, dil bilmedikleri halde, hemen samimi ilişkiler kuruveriyorlar, isteyene yanlarında yer açıyor, aralarına alıyorlar; inat, sertlik, zıtlık yok; edep, ahlâk, kardeşlik var.</p>
<p>Sabah namazı çok erken, sahurdan hemen 10-15 dakika sonra kılınıveriyor; halbuki normal zamanlarda daha çok beklerler. Mekke’de öğle ve ikindi namazlarında bile her yer doluyor; biraz geciken yer bulmakta zorlanıyor.</p>
<p>İkindiden sonra mescidin içinde her yere uzun plastik muşambalar serilip sofra düzenleniyor; fakir, zengin herkes yanına hiçbir şey almasa bile, iftar edecek, karnını doyuracak bir şeyler buluyor, bol bol zemzem içiyor; Arap kahveleri, nâneli çaylar ile safalanıyor. Akşam namazı bu işler olsun diye biraz geciktirilerek kılınıyor. Bizdeki gibi camiler akşamleyin tenha değil; camide iftar edilip namaz kılındıktan sonra artık isteyen evine dönüp safalı, teferruatlı yemek ziyafetini yapıyor.</p>
<p>Yatsı, normal vaktinden yarım saat sonra, çok güzel, vakarlı, usulüne uygun, aheste aheste, tadı çıkarıla çıkarıla hatimle edâ ediliyor; acele yok, telaş yok! Hava latif, hele Mescid-i Harâm’ın en üst terasında yayla gibi yıldızların, hilalin altında namaz kılmak öyle hoş oluyor ki tariflere sığmaz. Namazdan sonra yanlarında termoslarıyla gelenler, meyve suları, çaylar, kahveler içiyor, memnun ve mesrur evine dönüyor.</p>
<p>Buranın ahalisi Ramazanlarda geceleyin pek uyku uyumuyor. Her taraf ışıl ışıl, yollar, çarşılar kalabalık, kimi ibadette, kimi keyfinde! Tabi gayr-i meşrû eğlence, içki, saz, söz hiç yok! Kimileri canı isterse Arafat’a, Müzdelife’ye gidip gece oralarda piknik yapıyor, rahatlıyor, dinleniyorlar. O yerleri hac zamanındaki izdihamın dışında, tertemiz pırıl pırıl ağaçlıklı, yeşillikli görmek hoş oluyor.</p>
<p><strong><em>Tabi, Ramazan’ın son on gününde “itikâf” sünneti var; yani evinden ayrılıp, camiye gelip, gece gündüz orada zikir, fikir, ibadet, taat, kıraat gibi derunî, lâhûtî birtakım çalışmalarla gündüzleri saim, geceleri kaim geçirmek, tam bir âhiret adamı olmak var. Bu Peygamber Efendimizin âdeti, emri, tavsiyesi; sünnet-i kifâye deniliyor. Yapanlara ne mutlu! Yapmayanları da vebalden kurtarmış oluyorlar.</em></strong></p>
<p><strong><em>Burada küçük büyük okullar, üniversiteler Ramazan’ın son on günü tatile girdiğinden, üniversiteli pırıl pırıl gençler de gelip Harem-i Şerîf’te itikâf yapıyorlar, her taraf doluyor, öyle güzel ki aşk olsun!</em></strong></p>
<p>Allahu Teâlâ bu mübarek ayda sizleri, bizleri af ve mağfiret buyursun, rahmetine mazhar eylesin, dünyanın her yerindeki kardeşlerimize de huzur, saadet ve afiyetler ihsan etsin; mücahid kardeşlerimizi mansur ve müeyyed, muzaffer ve galip kılsın! Âmîn bi-hürmeti seyyidi’l-mürselîn ve âlihî ecm’aîn!</p>
<p style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; line-height: 1.4em; text-align: justify; padding: 0px; border: 0px initial initial;"><strong><strong><span style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; color: #000000; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;"><!--more--><br />
</span></strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-8/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAFTANIN BAŞMAKALESİ</title>
		<link>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-7/</link>
		<comments>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-7/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Aug 2010 08:45:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasip Sönmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Başmakale]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://binder.org.tr/?p=1338</guid>
		<description><![CDATA[BAŞMAKALE

ORUÇ…
İdeal Yol
Mahmud Es’ad COŞAN
Size, “En büyük düşmanınız kimdir?” diye sorulsa acaba nasıl cevap verirdiniz? Böyle bir soruya karşılık muhakkak ki ya birtakım şahıs isimleri söylenir; ya bazı devlet isimleri düşünülür yahut da birtakım sapık ideoloji mensupları hatıra gelir. Fakat bakınız bu konuda sevgili Peygamberimiz ne buyuruyor:
“Senin en tehlikeli ve zorlu düşmanın iki yanının arasında -yani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; line-height: 1.4em; text-align: justify; padding: 0px; border: 0px initial initial;"><strong>BAŞMAKALE<img class="alignright size-full wp-image-1280" title="081294_mec KÇK" src="http://binder.org.tr/wp-content/uploads/2010/06/081294_mec-KÇK.jpg" alt="081294_mec KÇK" width="68" height="81" /><br />
</strong></p>
<p style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; line-height: 1.4em; text-align: justify; padding: 0px; border: 0px initial initial;"><strong></strong>ORUÇ…</p>
<p style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; line-height: 1.4em; text-align: justify; padding: 0px; border: 0px initial initial;"><strong>İdeal Yol</strong></p>
<p style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; line-height: 1.4em; text-align: justify; padding: 0px; border: 0px initial initial;"><strong><strong><span style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; color: #000000; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;">Mahmud Es’ad COŞAN<span id="more-1338"></span></span></strong></strong></p>
<p>Size, “En büyük düşmanınız kimdir?” diye sorulsa acaba nasıl cevap verirdiniz? Böyle bir soruya karşılık muhakkak ki ya birtakım şahıs isimleri söylenir; ya bazı devlet isimleri düşünülür yahut da birtakım sapık ideoloji mensupları hatıra gelir. Fakat bakınız bu konuda sevgili Peygamberimiz ne buyuruyor:</p>
<p>“Senin en tehlikeli ve zorlu düşmanın iki yanının arasında -yani kendi içinde bulunmakta- olan nefsindir.”1</p>
<p>Demek ki bizim en büyük düşmanımız, bizzat yine kendimiz, ölçüsüz, sınırsız, sayısız arzu ve ihtiraslarımızın sembolü olan nefsimiz olmaktadır. Gerçekten de cemiyet içindeki kötülük ve aksaklıkların kökü, sebebi araştırılsa perdenin arkasında, iyi yetişmemiş, nefsini terbiye edememiş, kötü istek ve hırslarının esiri olmuş, iradesi zayıf kişilerle karşılaşırız. İçki, kumar, zina, rüşvet, kan davası, kin, öldürme, entrika ve bu gibi bütün kötülüklerin başı, müsebbibi hep akl-ı selimin ve iradenin sağlam dizgini ile frenlenmemiş olan azgın nefislerdir.</p>
<p>Nefsi kontrol altına almak, onun kötü temayülleri ile mücadele etmek; saldırgan dış düşmanlarla yapılan savaşlar kadar hatta ondan da önemlidir. Çünkü bunun, oradaki başarıda bile büyük rolü ve payı vardır. Onun için Peygamberimiz, bir savaş dönüşünde “Şimdi küçük savaştan, büyük savaşa dönmüş bulunuyorsunuz.”2 diyerek nefisle mücadelenin önemine işaret buyurmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’de de bu konuda birçok delil vardır. Birçok âyette, nefislerinin gereksiz arzularını, heva ve heveslerini kontrol altında tutanların felah bulacakları; kendi içlerini temizleyen kimselerin cennete girecekleri kesinlikle belirtilmiştir.</p>
<p>Acaba nefsimizi nasıl yener, ona hangi yollarla hakim olur, kötü arzuların ve hırsların esaretinden nasıl kurtuluruz?</p>
<p>Bunun eski-yeni, öğretimle, eğitimle ilgili, fikrî veya amelî pek çok yolu gösterilmiştir. İslâm dini ise bu konuda, herkesin faydalanabileceği, pratik ve çok etkili bir çare olarak oruç ibadetini farz kılmıştır.</p>
<p>Fevkalade önemine binaen, dinin beş ana şartından biri kılınan oruç, Peygamberimiz’in hadislerinde belirtildiği şekilde tutulduğunda, bizi rûhen, bedenen ve ahlâken sıhhate kavuşturur. Bir yandan irademizi, sabır melekemizi güçlendirirken diğer yandan da nefsin kuvvetini kırar. Kendisini şahlandıran, besleyen yollar tıkandığı için sönükleşmiş, cılızlaşmış olan nefsi, –bu zayıf ve güçsüz halinde– yenmeyi bize öğretir, ona galebe etmenin tadını tattırır.</p>
<p>Din ve tasavvuf kitaplarının hepsinde, kemale ulaşmanın şartlarından biri olarak daima orucun veya az yemenin öne sürüldüğünü görürüz. Mesela büyük mutasavvıf Erzurumlu İbrahim Hakkı, meşhur eseri Mârifetnâmesi’nde, açlık ve orucun faydalarını geniş bir şekilde işliyor. O, anlaşılmasında pek zorluk çekilmediğini sandığım bir şiirinde, bu konuda şöyle diyor:</p>
<p>Eren açlıktan ermiştir huzûr-ı Hazret-i Hakk’a</p>
<p>Bilen açlıkta bilmiştir ulûm-ı bahr-ı irfânı</p>
<p>Kamû açlıkdadır devlet, saadet, izzet u lezzet</p>
<p>Bulur cû’ ehli ilm u hilm olur ahlâk-ı Rabbânî</p>
<p>Zaif et nefsi tâ kim kuvvet-i kudsî bula rûhun</p>
<p>Hayât-ı candır açlık, hem memât-ı nefs-i şehvânî.3</p>
<p>Bu, doktorların bağışıklık sağlamak, vücudu hastalıklara karşı kuvvetli ve mukavemetli hâle getirmek için aşı yapmalarına, uyuşturulmuş, cılızlaştırılmış hastalık mikroplarını, bünyeye aşı halinde zerk etmelerine benzer.</p>
<p>Oruç sayesinde, mesela sigara içmek gibi başka zamanlar kolayca bırakılamayan bazı alışkanlıkların bırakıldığı, Ramazanlarda muvakkaten içilmemesinin daha sonra sigaranın tamamen terkine imkân hazırladığı sık sık görülmektedir.</p>
<p>Bütün kötü alışkanlıklarımızı, tıpkı sigara misalinde olduğu gibi oruç yardımıyla yenmeyi başarabiliriz. Onun için orucu, sadece yemek-içmekten kesilmek değil, daha genel olarak bütün kötü itiyatlarla, başka bir deyişle, nefsin heva, hevesleriyle savaşmak tarzında, nefis mücahedesi olarak anlayıp değerlendirmek gerekir. Oruçlu iken yemek-içmekten kaçındığımız kadar mesela yalandan, dedikodudan, başkalarını incitmekten, haksızlık ve haramdan da uzak kalmaya çalışmalı, nefsin topyekûn kötü istek ve alışkanlıklarına karşı çıkmalıyız. Bunu yapamadığımız takdirde, oruçtan umulan faydalara, maddî ve mânevî olgunluğa ve sevaba ulaşamayız.</p>
<p>Peygamberimiz bir hadîs-i şerîfinde;</p>
<p>“Nice oruç tutan kimse vardır ki gerekli şartlara riayet etmediği için akşamüstü eline, boşu boşuna aç-susuz kalmaktan başka bir şey geçmemiştir.”4 diyerek bu ince noktaya işaret buyurmuştur.</p>
<p>İçinde, bin aydan daha hayırlı –yani bir ömre bedel değerde– Kadir gecesinin saklı olduğu Ramazan’ın şu son günlerinde, geçirdiğimiz günlerin bir muhasebesini yaparak bütün ibadetlerimize yeni bir şevkle ve inceliklerine daha da dikkat ederek yönelmekte sayısız faydalar vardır.</p>
<p>Bu yolda başarılar ve mutluluklar&#8230;</p>
<p>*</p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<hr /></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Dipnotlar</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>1.</strong> Ebû Mâlik el-Eş’arî radıyallâhü anh’den nakledilen hadis için bk. Deylemî, el-Müsnedü’l-firdevs, III, 408, hadis no:5248. Ali el-Muttakî, Askerî’ye de nispet etmiştir. Bk. Kenzü’l-ummâl, IV, 745, hadis no: 11263, 11264; Aclûnî, Keşfü’l-hafâ, I, 159, hadis no: 412, II, 1140, hadis no:2144; Irâkî, Tahrîcü ehâdîsi’l-İhyâ, III, 1, hadis no: 1; Fettenî, Tezkiratü’l-mevzûât, s. 1555.</td>
</tr>
<tr>
<td><strong>2.</strong> Bk. Bağdâdî, Târîhu Bağdad, XIII, 523 (Vâsıl es-Sûfi’nin tanıtımında zikredilmiştir). Ali el-Muttakî hadisi Deylemî’ye nispet etmiştir. Bk. Kenzu’l-ummâl, IV, 930, hadis no: 11779.</td>
</tr>
<tr>
<td><strong>3.</strong> Erzurumlu İbrahim Hakkı, Mârifetnâme, s. 305.</td>
</tr>
<tr>
<td><strong>4.</strong> Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’den nakledilen hadis için bk. İbni Mâce, “Sıyâm”, 21, hadis no: 1690; İbni Mâce, “Sıyâm”, 21, hadis no: 1690; Nesâî, es-Sünenü’l-kübrâ, II, 239, 256, hadis no: 3249, 3333; Ahmed b. Hanbel, II, 373, 441, hadis no: 8843, 9683; Dârimî, “Rikâk”, 12, hadis no: 2720; İbni Huzeyme, III, 242, hadis no: 1997; Ebû Ya’lâ, XI, 429, hadis no: 6551; İbni Hibbân, VIII, 257, hadis no: 3481; Hâkim, I, 596, hadis no: 1571.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-7/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RAMAZAN-I ŞERİFİNİZ MÜBAREK OLSUN</title>
		<link>http://binder.org.tr/ramazan-i-serifiniz-mubarek-olsun/</link>
		<comments>http://binder.org.tr/ramazan-i-serifiniz-mubarek-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 13:57:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasip Sönmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN]]></category>
		<category><![CDATA[TEBRİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://binder.org.tr/?p=1336</guid>
		<description><![CDATA[ŞEHRİ MÜBAREK, MAHI GUFRAN, MAHI KUR&#8217;AN, MAHI İRFAN  RAMAZAN-I ŞERİF GELDİ. 
Bu mübarek ayda, tamamen arınmak, Cenab-ı Hakkın seveceği halleri kazanmak, O&#8217;nun mesajını en doğru şekilde anlayarak, en yakınımızdan, en uzağımızdaki insanlara O&#8217;nun mesajını anlatarak dininin yardımcıları olmak dilek ve temennilerimizle Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ederiz.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ŞEHRİ MÜBAREK, MAHI GUFRAN, MAHI KUR&#8217;AN, MAHI İRFAN  RAMAZAN-I ŞERİF GELDİ. <span id="more-1336"></span></p>
<p>Bu mübarek ayda, tamamen arınmak, Cenab-ı Hakkın seveceği halleri kazanmak, O&#8217;nun mesajını en doğru şekilde anlayarak, en yakınımızdan, en uzağımızdaki insanlara O&#8217;nun mesajını anlatarak dininin yardımcıları olmak dilek ve temennilerimizle Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ederiz.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1328" title="Ramazantebrikmesaji" src="http://binder.org.tr/wp-content/uploads/2010/08/Ramazantebrikmesaji.JPG" alt="Ramazantebrikmesaji" width="501" height="301" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://binder.org.tr/ramazan-i-serifiniz-mubarek-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAFTANIN BAŞMAKALESİ</title>
		<link>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-6/</link>
		<comments>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-6/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 09:18:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasip Sönmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Başmakale]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan ayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://binder.org.tr/?p=1325</guid>
		<description><![CDATA[BAŞMAKALE
Ramazan’da Aile Hayatı ve Çocuk Terbiyesi
Başmakale 2  -  Haziran 1985
M.Es&#8217;ad COŞAN
Ne mutlu ki Ramazân-ı şerîfe kavuşmuş bulunuyoruz. Hadîs-i şerîflere göre bu ay, gerçek bir bereket mevsimidir. Allahu Teâlâ bu ayda mü’minleri hayırlara gark eder; rahmetini onlar üzerine yayar ve saçar; günah ve hatalarını bağışlar; dualarını, dileklerini kabul eder; mü’min kulların bu ayda gösterdiği canlılık ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BAŞMAKALE<img class="alignright size-full wp-image-1280" title="081294_mec KÇK" src="http://binder.org.tr/wp-content/uploads/2010/06/081294_mec-KÇK.jpg" alt="081294_mec KÇK" width="68" height="81" /></p>
<p><strong><em>Ramazan’da Aile Hayatı ve Çocuk Terbiyesi</em></strong></p>
<p>Başmakale 2  -  Haziran 1985</p>
<p>M.Es&#8217;ad COŞAN<span id="more-1325"></span></p>
<p>Ne mutlu ki Ramazân-ı şerîfe kavuşmuş bulunuyoruz. Hadîs-i şerîflere göre bu ay, gerçek bir bereket mevsimidir. Allahu Teâlâ bu ayda mü’minleri hayırlara gark eder; rahmetini onlar üzerine yayar ve saçar; günah ve hatalarını bağışlar; dualarını, dileklerini kabul eder; mü’min kulların bu ayda gösterdiği canlılık ve gayrete, ibadetlere devamlarına, hayırlardaki yarışmalarına nazar buyurup meleklerine onlarla mübahat ve iftihar eyler. Bu ayda maddî ve mânevî âlemlerde değişmeler olur, göklerin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapatılır, şeytanlar zincire vurulur, cennet bezenip, melekler yerlere iner, kullarla musafaha ederler. Bu ay içinde bin aydan daha hayırlı bir gece ‘Kadir gecesi’ saklıdır.</p>
<p>Mânevî yönden, şer kuvvetleri dizginlenmiş, hayır imkânları çoğaltılmış ve şartlar müsaitleşmiş olan bu ay, kulların batıldan hakka, günahtan sevaba, hatadan tevbeye, kötülükten iyiliğe, fesattan ıslaha, gafletten takvaya dönmesi için çok kıymetli bir fırsattır. Bu fırsat iyi değerlendirilmeli, elden kaçırılıp heba edilmemelidir.</p>
<p>Ramazan mü’min kullara yıllık bir yetiştirme kursu, terbiye devresidir. Ömür boyu her yıl mü’minler bu ayda rûhî egzersizlerle uğraşır, arzularını yenmeyi, iradelerine hâkim olmayı öğrenir, nefislerini ıslaha alışırlar; oruç ve ibadetlerle mânevî duyguları gelişir, derunî hayatın sırlarına aşinalıkları artar; hassas, merhametli, şefkatli, rikkatli, hayırsever, halis ve sâfî kimseler haline gelirler.</p>
<p>Çocukların rûhî inkişafı ve dinî-ahlâkî eğitimi açısından da Ramazan’ın, bu aydaki aile içi yaşantının müstesna bir değeri ve etkisi vardır. Kendi hafızalarınızı yoklayınız! Orada Ramazanlarla, oruçlarla, teravihlerle, sahurlarla, hatimler ve mukabelelerle, pideler, tatlılar, ziyafetler, kandiller, minarelerle ilgili ne kadar çok ve güzel, sevimli ve özlemli çocukluk hatıraları vardır! Dikkat edilsin ki bunlar; bizim dinî hissiyatımızın, rûhî yapımızın, ahlâkî davranışlarımızın en sağlam temellerini oluşturmuşlardır.</p>
<p>O halde ailece Ramazan yaşantınıza dikkat ve özen gösteriniz sevgili okuyucular; Ramazan’ın simgesi olan ibadet ve davranışları aceleye getirmeyiniz, tadını çıkara çıkara, sindire sindire îfâ ediniz; dinî vazifelerinizi angarya gibi değil, seve seve, bir düğün ve şenlik havası içinde yapınız.</p>
<p>Bu cümleden olarak, çocuklarınıza özel itina gösteriniz; onları tatlılıkla, öpücüklerle sahura muhakkak kaldırınız; onlar kız ise güzel oyalı namaz başörtüleri, erkekse işlemeli alımlı takkeler, sevimli değerli tesbihler, özel seccadeler tahsis ediniz, sizin” deyiniz, güzel ve temiz, pak giydiriniz, tarayıp donatınız, ta ki şahsiyetleri o yolda gelişsin. Küçücük avuçlarını açıp masum masum dua etmelerini öğretiniz, çünkü belki de sadece onlar hürmetine başımıza taş yağmaktan kurtuluyoruz. Ailece hanım, bey, çocuklar beraberce camiye, teravihe gidiniz. Çocuklarınızı mutlaka sabah namazlarına götürünüz, mukabele dinletiniz. Uyku ve istirahatlerini gündüzün müsait zamanlarında sağlarsınız. Uyku bahanesiyle ibadetlerden geri kalmalarına asla izin ve fırsat vermeyiniz, onları küçükken ters alışkanlıklara kendi ellerinizle itmeyiniz. Vaazlara, cumalara götürünüz; daha sonra da ne aldığını, hatırında ne kaldığını sorup kontrol ediniz. Kur’ân-ı Kerîm öğretiniz, hatim indirttiriniz.</p>
<p>Bütün bunları yaparken de hediyelerle, güleç yüzle yaptırınız, zorbalık ve sertlik göstermeme şartına çok dikkat ve riayet ediniz. Sevdirerek, özendirerek yapmasını sağlayınız. Dondurmaları, çikolataları, şekerleri, balonları, oyuncakları, meyveleri, mükâfatları devreye sokunuz. Ta ki ruhları, hafızaları en tatlı Ramazan hatıralarıyla dolsun, dimağları Hakkkulluk etmenin derunî lezzetine alışsın.</p>
<p>Böylece, Ramazanımızın daimî bir bayram ve ebedî bir düğün haline dönüşmesini dileriz, sevgili okuyucular!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAFTANIN BAŞMAKALESİ</title>
		<link>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-5/</link>
		<comments>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-5/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 19:58:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasip Sönmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Başmakale]]></category>
		<category><![CDATA[Berat Kandili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://binder.org.tr/?p=1323</guid>
		<description><![CDATA[BAŞMAKALE

En Mühim İşimiz: Berat Kandilimizin İhyası
Başmakaleler 1
Ocak 1996
Mahmud Es&#8217;ad COŞAN
Mübarek “üç aylar”dan Şâbân-ı şerîf içindeyiz; Ramazan’a az kaldı. Hem on bir ayın sultanı ve mü’minlerin sebeb-i gufrânı Ramazan’ın heyecanı içimize düştü, hem de “Berat gecesi”nin telaşı gönlümüzü kapladı.
Şaban ayı, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hazretlerinin ayıdır; Efendimiz bu ayda; geceleri sabahlara kadar ibadet ederdi; çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #000080;">BAŞMAKALE<img class="alignright size-full wp-image-1280" title="081294_mec KÇK" src="http://binder.org.tr/wp-content/uploads/2010/06/081294_mec-KÇK.jpg" alt="081294_mec KÇK" width="68" height="81" /><br />
</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000080;">En Mühim İşimiz: Berat Kandilimizin İhyası</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000080;">Başmakaleler 1</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000080;">Ocak 1996</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000080;">Mahmud Es&#8217;ad COŞAN<span id="more-1323"></span></span></strong></p>
<p>Mübarek “üç aylar”dan Şâbân-ı şerîf içindeyiz; Ramazan’a az kaldı. Hem on bir ayın sultanı ve mü’minlerin sebeb-i gufrânı Ramazan’ın heyecanı içimize düştü, hem de “Berat gecesi”nin telaşı gönlümüzü kapladı.</p>
<p>Şaban ayı, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hazretlerinin ayıdır; Efendimiz bu ayda; geceleri sabahlara kadar ibadet ederdi; çok oruç tutardı. Hz. Âişe validemiz (ra.) sebebini sorunca buyurmuş ki:</p>
<p>“Ya Âişe! Bu, melekü’l-mevte (Azrail) o sene içinde vefat edeceklerin isimlerinin yazdırıldığı aydır. Ben de ismimin ancak oruçlu iken kaydedilmesini seviyor ve istiyorum.”1</p>
<p>Ashâb-ı kirâm ve geçmiş evliyâullah büyüklerimiz bu ayda çok oruç tutar, çok Kur’ân-ı Kerîm okurlar, Peygamber Efendimize çok salavat getirirler, af ve mağrifet olunmak için onu tevessül edinirlerdi; zenginler zekâtlarını bu ayda fakirlere verip, onların Ramazan orucu için kuvvetlenmelerini düşünürler, valiler durumu şer’an müsait mahkûmları hapisten azat ederler, tüccarlar borçlarını alacaklılarına öder, hesaplarını kapatırlar; çoğu Ramazan hilalini görünce de gusül abdestini alıp itikâfa girerlerdi.</p>
<p>Leyle-i Berâet, Berat gecesi, Şaban ayının en mühim gecesidir; yılın da en mübarek, en dikkat edilecek, ihya olunacak gecelerinden biridir, meleklerin bayramıdır; bu gece yeryüzüne çok rahmet, bereket ve hayır iner; çok mü’minler af ve mağfiret olunur; ancak şirke bulaşanlar, birbirlerine kin tutanlar, dostlar ve akraba ile ilgiyi kesenler, sihir yapanlar, kâhinler, ayyaşlar, faizciler, namusunu satanlar hariç!</p>
<p>Berat gecesinde eceller, rızıklar, hacca gidecekler, ölecekler, saidler, şakiler, senenin mühim olayları yazılır, tespit olunur, kesinleşir; kimi Allah’ın rahmetine erer, kimi mahrum kalır; kimi mükâfatlandırılır, kimi cezalanır; nicesinin kefeni hazırlanmıştır, o çarşıda alış verişte; kiminin kabri kesinleşmiştir, o gafilce eğlencede; nice gülen vardır, eceli yakın; nice bina vardır, sahibi toprağa girecek; nice cennet uman vardır, cehennemde yanacak; nice sevap uman vardır, ikaba uğrayacak; nice kâr bekleyen vardır, zarara çarpılacak&#8230;</p>
<p>Berat gecesi müthiş bir gecedir; Hasan-ı Basrî hazretleri bu gecede evinden çıkmıştı, yüzü sapsarı; sanki kabre konulmuş da kalkmış&#8230; Sebebini sordular bu korku, hüzün ve kederin, buyurdu ki:</p>
<p>“Vallahi gemisi parçalanmış bir kimse benden daha fena durumda değildir; çünkü işlediğim günahlarımı kesinlikle biliyorum ama iyiliklerimin kabul olduğundan şüphedeyim, acaba halim ne olacak diye telaştayım&#8230;”</p>
<p>Sevgili kardeşlerim, bu mühim gece için öncelerden hazırlanın, oruçlar tutun, zekâtlar, sadakalar verin, salât u selâmlar getirin, çok zikir yapın, tevbe edin, Kur’an okuyun, nafile namaz kılın, sıla-i rahîm yapın, ağlayın, dua edin, Mevlaya yalvarın da sizi, bizi mağfiret eylesin, adımızı “Dîvân-ı Süedâ”ya kayıt buyursun, bahtımızı güzel kılsın, rızkımızı bol versin, nusretiyle bizleri ve mücahid kullarını takviye etsin, zaferlere erdirsin; fütûhât ve füyûzâta mazhar kılsın, başımızdan musibetleri, belaları, cezaları, kötülükleri uzaklaştırsın, bizleri iki cihanda aziz ve bahtiyar eylesin!</p>
<p>Yoksa bu âlemin hayhuyu bitecek gibi değil; dünya boş ve fâni; baki ve ebedî olan âhiret! Allah cümle ümmet-i Muhammed’i nevm-i gafletten ikaz buyursun, hakkı görüp ona uymayı, batılı sezip ondan korunmayı, âhirete iyi ve tam hazırlanmayı nasip ve müyesser eylesin!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-5/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAFTANIN BAŞMAKALESİ</title>
		<link>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-4/</link>
		<comments>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-4/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 07:54:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasip Sönmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Başmakale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://binder.org.tr/?p=1320</guid>
		<description><![CDATA[
BAŞMAKALE
İslâm’da   Siyasetin Yeri ve Önemi
Haziran 1990

MAHMUD ES&#8217;AD COŞAN
İslâm dininin, hiç şüphesiz her mevzuda olduğu gibi siyaset, devlet, hükümet, yönetim esasları, idareciler ve idare edenler hakkında da çeşitli hükümleri, tavsiyeleri, emir ve yasakları vardır; çünkü en kâmil ve en tam dindir; hiçbir sahayı ihmal etmez, sağlam ve kusursuzdur. Allah’ın (cc.) razı olduğu, uymayı emrettiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<td style="height: 12.75pt; width: 618pt;" width="824" height="17">
<h2><strong><em><img class="alignright size-full wp-image-1280" title="081294_mec KÇK" src="http://binder.org.tr/wp-content/uploads/2010/06/081294_mec-KÇK.jpg" alt="081294_mec KÇK" width="68" height="81" />BAŞMAKALE</em></strong></h2>
<h3>İslâm’da   Siyasetin Yeri ve Önemi</h3>
<h4><span>Haziran 1990<span id="more-1320"></span><br />
</span></h4>
<p><strong>MAHMUD ES&#8217;AD COŞAN</strong></p>
<p>İslâm dininin, hiç şüphesiz her mevzuda olduğu gibi siyaset, devlet, hükümet, yönetim esasları, idareciler ve idare edenler hakkında da çeşitli hükümleri, tavsiyeleri, emir ve yasakları vardır; çünkü en kâmil ve en tam dindir; hiçbir sahayı ihmal etmez, sağlam ve kusursuzdur. Allah’ın (cc.) razı olduğu, uymayı emrettiği hak dindir; eksiksiz, noksansız, komple bir sistemdir; pratik ve aktif bir hayat dinidir; ütopist ve hayalperest değildir, gerçektir, gerçekçidir, dipdiridir, hayatiyet doludur; insanoğlunun her meselesiyle ilgilenir, her sorusunu çözer, her müşkülünü halleder.</p>
<p>O halde müslümanlar, bu siyasî ve içtimaî (sosyopolitik) konularda da –ibadet ve taatlerde olduğu kadar– dinin ahkâmına uymakla, emirlerini tutmakla yükümlü ve sorumludurlar; bu sahalardaki ödev ve görevlerini yapmak zorundadırlar. Asla ilgisiz, bilgisiz, etkisiz, renksiz, lakayt, bigâne ve pasif kalamazlar; kalırlarsa, mesul olurlar, günaha girerler, büyük ve devamlı veballer altında kalırlar, dünyada hor ve zelil, müstazaf ve esir düşer; âhirette azap görür; perişan olurlar. Din, bir bütündür, bir kısmını yapıp, diğer kısmına sırt çevirmek olamaz. Ülkemizdeki laiklik, müslümanların siyasetle uğraşmamaları demek değildir. Aksine var güçleriyle uğraşmalarını ve siyasî yönden teşkilatlanmalarını gerektirir; çünkü yönetim, demokrasi ve rey oyunlarıyla dine karşı grupların eline geçer, inhisarına düşerse, bu, müslümanların en tabiî haklarının çiğnenmesi, ibadet ve taatlerini dahi yapamama durumuna düşülmesi sonucunu doğurabilir (Başörtüsü, Cuma namazı, faiz, Ayasofya vs. konularında olduğu gibi). Müslümanların seçimlere katılmamaları, siyasetle ilgilenmemeleri, devlete talip ve sahip olmamaları, yönetime iştirak etmemeleri, pasif kalmaları, içteki azınlıkların, dıştaki emperyalist güçlerin arzusudur.</p>
<p>Çünkü müslüman halkların uyanmaları, haklarını istemeleri, yönetimi elde etmeleri, onların asırlardır süren mücadelede yenik düşmeleri, istila ve istismarlarının sona ermesi demek olacaktır.</p>
<p>Emperyalistler, sosyal bünyesi zayıf, halkları cahil ve şuursuz, ilim ve teknikte geri ülkeleri ya doğrudan doğruya istila ederek sömürürler ya da kendi yandaşları ve ajanlarını iktidara getirerek, onları kullanarak yönetirler; o milletin kendi öz vatansever evlatları –ezkaza– herhangi bir yolla iktidarı elde ederlerse hemen onları ihtilallerle, iç ve dış gailelerle bertaraf etmeye çalışırlar. Bu bakımdan dünyanın her yerindeki müslümanların çok uyanık olmaları, oyuna gelmemeleri, siyaset ve yönetimin dinî ve millî menfaatlere uygun yönde çalışması için çalışmanın, hem en büyük ve en temelli hakları, hem de en ciddi ve önemli görevleri olduğunu asla unutmamaları gerekir.</p>
<p>O halde sizler de temiz siyasetle çok yakından ilgilenmelisiniz. Bu sahayı, beceriksizlerin, ahlâksızların, hayalperestlerin, yalancıların, inatçıların, istismarcıların, sahtekârların, düzenbazların, muhterislerin, rüşvetçilerin, hırsızların, ajanların, hainlerin eline terk etmeyin. Parçalanıp dağılmayın; sevgi ve saygıyla, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile hareket edip birlik ve beraberliği, galibiyet ve ekseriyeti mutlaka sağlayın. İyi bilin ki hizipçiliğe ve inatçılığa devam ederseniz yönetim çok kötü ellere geçebilir. Bu tehlikeleri gördükçe içim yanıyor; bu hayati gerçekleri görmeyen, sorumsuzca hareket eden fanatik, dar kafalı partili ve particilere çok şaşıyor ve çok teessüf ediyorum.</p>
<p>Maddî ve mânevî benliğimizi kaybetmeden, haklarımızı çiğnetmeden, yurt zenginliklerimizi, ekonomik ve kültürel varlıklarımızı yağmalatmadan, hürriyet ve istiklalimizi elden kaçırmadan, vatanı böldürtmeden, her tür varlığımızı daha da geliştirmeye, genişletmeye, yükseltmeye çalışmalıyız; çok dikkatli, çok müteyakkız, çok olumlu, çok sevimli, çok bilgili, çok çalışkan, çok verimli, çok vefakâr, çok fedakâr, çok vatansever, yani özetle “çok derviş” olmalıyız. Bir taraftan çok dürüst ve idealist, diğer yönden de fevkalade pratik ve pragmatik olmamız gerekiyor. Birlik ve beraberliğe engel olan her şeyi, her ne pahasına olursa olsun aşabilmeli, her müşkülü halledebilmeliyiz, küçük pürüzlere takılıp kalmamalıyız.</p>
<p>Taşlaşmış taraftarlık duygularıyla, lüzumsuz sevgi ve haksız bağlılıklarla, yersiz düşmanlık ve asılsız çekişme ve çatışmalarla birlik ve beraberliği sabote etmek isteyenlere alet olmadan, ulvî gayemize doğru sarsılmaz adımlarla ilerlemeliyiz.</p>
<p>Çünkü bizim güçlü, kuvvetli ve sağlıklı olmamız tüm insanlık için elzemdir; herkes bizden medet umuyor, tüm dış Türkler’in, cümle İslâm âleminin gözbebeği ve en büyük ümidiyiz, bütün soydaşlarımız ve dindaşlarımız bize bel bağlamış, bizi gözlüyor, bizden işaret ve beşaret bekliyor.</p>
<p>Bizim salahımız, felahımız ve muvaffakiyetimiz, Doğulu Batılı, kâfir mü’min cümle insanlığın, dünya ve âhiret saadet ve selametiyle birçok yönden ve çok yakından bağlantılıdır.</p>
<p>Tevfîk Allah’tandır.</p>
<p>Allah (celle celâlüh) yardımcımız olsun!</td>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-4/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Başmakalesi</title>
		<link>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-3/</link>
		<comments>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-3/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 08:25:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasip Sönmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Başmakale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://binder.org.tr/?p=1307</guid>
		<description><![CDATA[BAŞMAKALE
Anarşiye Çare, İmana Çağrı&#8230;
İdeal Yol
Mahmud Es’ad COŞAN
Bizler genellikle maddî varlığımızın gelişmesine, görünen dünyamızın düzenlenmesine ihtimam gösteririz de mânevî varlığımızı, psikolojik cephemizi ihmal ederiz. Zengin olmak için var gücümüzle çalışır, gezilere, tatillere çıkarız. Ama mânevî yönümüzün zenginleşmesi, iç dünyamızın aydınlığı, sağlık denge ve düzeni için aynı çabayı harcamayız. Maddî sıkıntılarımıza çare, bedenî rahatsızlıklarımıza deva arayıp dururken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-1280" title="081294_mec KÇK" src="http://binder.org.tr/wp-content/uploads/2010/06/081294_mec-KÇK.jpg" alt="081294_mec KÇK" width="68" height="81" />BAŞMAKALE</strong></p>
<p>Anarşiye Çare, İmana Çağrı&#8230;<span id="more-1307"></span></p>
<p><strong style="font-weight: bold;">İdeal Yol</strong></p>
<p><strong style="font-weight: bold;"><strong style="font-weight: bold;"><span style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; color: #000000; padding: 0px; margin: 0px;">Mahmud Es’ad COŞAN</span></strong></strong></p>
<p>Bizler genellikle maddî varlığımızın gelişmesine, görünen dünyamızın düzenlenmesine ihtimam gösteririz de mânevî varlığımızı, psikolojik cephemizi ihmal ederiz. Zengin olmak için var gücümüzle çalışır, gezilere, tatillere çıkarız. Ama mânevî yönümüzün zenginleşmesi, iç dünyamızın aydınlığı, sağlık denge ve düzeni için aynı çabayı harcamayız. Maddî sıkıntılarımıza çare, bedenî rahatsızlıklarımıza deva arayıp dururken ruhumuzun en hayatî meseleleriyle bile ilgilenmeyiz. Modern günlük yaşamın hızlı akışı ile çalışma ve didinmelerin yorgunluğunu, dinlenme ve eğlenmeyle bastırmaya çalışır ve mânevî ihtiyaçlarımızı düşünme fırsatı bulamayız.</p>
<p>Halbuki insanın maddî varlığı ile beden sağlığı bile, çok büyük ölçüde, mânevî dengesine, ruhunun huzur ve sükûnuna bağlıdır. Hatta kişinin, dış dünyasındaki tüm başarıları, mâneviyatının kuvvetli olması sonucudur.</p>
<p>O halde sağlıklı, aydın ve huzurlu bir iç dünyası kurmak, kendimize, çevremize yararlı olabilmek için en önde gelen şarttır.</p>
<p>İç dengesi, ruh sağlığı, huzur ve mutluluk ise ancak iman ile sağlanabilir, çoğunun sandığı gibi para ve madde ile değil. Mutlu yoksullar ile mutsuz zenginlerin her zaman görülegelmesi bunun ispatıdır. O yüzden Yunus şöyle demiştir;</p>
<p>Kem durur yoksulluktan nicelerin varlığı</p>
<p>Bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı&#8230;1</p>
<p>İç dünyamız iman ile aydınlanır, ruhumuz iman ile sağlık ve canlılık kazanır. İnanan kimseler çevreleriyle iyi ve dostça ilişkiler kurar, topluma faydalı olmaya çalışır, hoşgörü sahibi olur. Şair;</p>
<p>Nazar eyle itirü (keskin)</p>
<p>Bazar eyle götürü</p>
<p>Yaradılanı hoş gör</p>
<p>Yaradan’dan ötürü.</p>
<p>diyerek hoşgörünün bu kaynağını isabetle belirtmiştir.</p>
<p>İman sevgi hasıl eder, inanan insan varlıklara ve olaylara daha başka bir gözle bakar, hayatın güçlükleri karşısında daha sağlam durur. Göklerdeki ve yerdeki düzeni sezer; güzellikler karşısında hayran olur. Kuşları, çiçekleri, akarsuları, dağları sevgiyle seyreder, coşar da;</p>
<p>Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlâm Seni</p>
<p>Seherlerde kuşlar ile çağırayım Mevlâm Seni</p>
<p>Deryalarda mâhi ile sahralarda âhu ile</p>
<p>Derviş olup “Ya Hû” ile çağırayım Mevlâm Seni.2</p>
<p>diye seslenir.</p>
<p>Dünya hayatının bir sınav olduğunu, bir gün ettiklerinden sorguya çekileceğini düşünür, işini ve tasarılarını kontrol eder. Adaletten ayrılmamaya, haksızlık yapmamaya çalışır. İyiliklere koşar, çevresini incitmekten kaçınır;</p>
<p>Ben gelmedim da’vî için</p>
<p>Benim işim sevi için</p>
<p>Dostun evi gönüllerdir</p>
<p>Gönüller yapmaya geldim&#8230;3</p>
<p>diye düşünür.</p>
<p>Allah’a sevgiyle bağlanır, O’nun rızasını, sevgisini kazanmaya çabalar, O’nun dostlarıyla tanışıp dost olmak, düşmanlarından uzak durmak yolunu tutar. Gönderdiği o eşsiz örnek insanı, o güzel yüzlü, doğru sözlü, yüksek ahlâklı Tanrı elçisini tanır, sözlerinde, işlerinde ona uyar. Dinî bilgisini geliştirip öğrendiklerini uygular. Haksızlığa karşı durur, yurdunu ve milletini savunur. Gereğinde “bir gül bahçesine” girercesine şu kara toprağa girmeye, şehadet şerbetini içmeye can atar. Toplum dirlik ve düzenini aksatmaz, aksine, kurar ve yaşatır.</p>
<p>Hâsılı iman, insanı insan hatta sultan eyler. Toplumu yararlı olan yöne, ideallere ve erdemlere yöneltir. Bu ise gerek fert gerek toplum için özlenen bir husustur.</p>
<p>O halde toplumca imana değer vermeli, inancın, mâneviyatın ve sevme duygusunun tohumlarını tâ çocukluk çağında gönüllere ekmeli ve geliştirmeliyiz. Bu yoldaki eğitim salt bilgiden, kuru ilimden, maddî sanat ve hünerlerden de önde gelir, öne alınmalıdır da. Çünkü inançsız ilim ve hüner şerre alet olur. Kuru bilgi her yerde ve her zaman sadece gurura, bilgiçlik taslamaya veya suistimale yöneltmiştir. Şair;</p>
<p>İlm kesbiyle pâye-i rif’at</p>
<p>Arzû-yı muhâl imiş ancak</p>
<p>Aşk imiş her ne var âlemde</p>
<p>İlm bir kıyl u kâl imiş ancak.4</p>
<p>derken bu ince noktaya işaret etmiş olmaktadır.</p>
<p>İncelemelere göre modern ileri devletlerin millî eğitimlerinde, mâneviyata ağırlık ve öncelik verilmekte ve bu konudaki ihmalin, topluma uyamayan, dengesiz, problemli, suça ve anarşiye meyyal kişiler çıkardığı kesinlikle belirtilmektedir.</p>
<p>Dinî duygunun kuvvetlenmesinden, imanlı kimselerin çoğalmasından endişe etmemelidir. Bu endişe, yüzyıllarca karşımızda eğilmiş olan dış düşmanların, ortaya saçtığı bir kuruntudur. Toplumumuz gerçek dindar kimselerin samimi yurtsever çabalarıyla kurtulacak ve yükselecektir. Tarihteki parlak devirlerimiz, yetiştirdiğimiz ve övündüğümüz büyük kişiler, Alparslanlar, Fatihler, Yunuslar ve daha binlerce İslâm büyüğü bunu doğrulamaktadır.</p>
<p>Doğru ve gerçek inanç fertlerden esirgenirse yeri boş kalmaz, ya hurafeler ya da gayr-i millî düşünce sistemleri tarafından doldurulur. Toplum kibir, kin, intikam, zulüm, haksızlık gibi çarpık temayüllerin çalışmalarıyla yıpranır. Yüzyılımızın bunalımları çoklukla, toplum yöneticileri bu gerçeği göremedikleri veya isabetli tedbirleri zamanında alamadıkları için ortaya çıkmıştır.</p>
<p>O halde, vakit geçirmeden fert ve toplum olarak ruh sağlığı ve iç huzuru sağlayan tedbirleri almaya girişmeliyiz.</p>
<p>Yüce ve pak dinimiz, her güzel buyruğunu tatbiki kolay ve basit birtakım pratik çarelere bağlamış, böylece herkesin az bir çabayla onu icra edebilmesini mümkün kılmıştır. Mesela vücut temizliğini abdest ve gusül ile; günün her anında Allah’a yakınlık ve ilgiyi zikir ve namaz ibadeti ile; toplumsal yardımları zekât ve sadakalar ile; birlik ve beraberlik ruhunu cemaat, Cuma ve haccı zorunlu kılmak ile; sabır, tahammül, düşünme, duygulanma ve yoksulun halinden anlamayı orucu emretmekle sağlamıştır.</p>
<p>Hidayet ve tevbe, yani doğru yola dönüş için de durum aynıdır. Bunun için birtakım pratik fırsatlar hazırlanmıştır. İşte kutlu Ramazan ayı bu fırsatların en başta gelenidir.</p>
<p>Fert ve İslâm toplumu, daha iki ay öncesinden, Receb ve Şaban ayları boyunca, Regaip kandili, Miraç gecesi, Berat kandili gibi vesilelerle uyarılır, tevbeye, ibadetlere, fazladan oruçlara teşvik edilir. Nihayet şaşaalı ve nurlu Ramazan gelir. Onun içinde “bin aydan daha hayırlı” yani bir ömre bedel Kadir gecesi saklıdır. Bin bir hikmet, fayda ve erdeme sahip oruç ibadeti gönülleri yumuşatacak ve kişiyi en temiz duygularla süsleyip ulu Allah’ın rızasına yaklaştıracaktır. İbadetler, minareler, kandiller, ilahiler, teravihler ile bütün toplumda bir değişme dikkati çeker. Bu toplu mânevî ve rûhanî cümbüş içinde, ihmali, tembellikleri bırakmak, kötülüklerden sıyrılmak ve arınmak, hiç şüphe yok ki diğer zamanlardan çok daha kolaylıkla mümkün olur.</p>
<p>Ey dünya dağdağasına dalmış, ruhunun ihtiyaçlarını ihmal etmiş dostum! İşte tevbe kapısı ardına dek açık, dönüş ve uyanma imkânı elinde. Bu Ramazan, fırsatı değerlendir; Allah’a, mâneviyata ve gerçek mutluluğa dön.</p>
<p>Ne durumda olursan ol dön ve gel</p>
<p>Kâfir de ateşperest veya putperest de olsan dön ve gel</p>
<p>Yüz kere tevbe bozup sapmış bile olsan yine gel</p>
<p>Çünkü Allah’ın engin rahmeti yanında umutsuzluğa yer yoktur.</p>
<p>İçsen bu sudan, bir daha, dostum; susamazsın&#8230;</p>
<p>Bir hâl gelir&#8230; ağlayamazsın, susamazsın!5</p>
<p>*</p>
<table style="cursor: default; border: 1px dashed #bbbbbb;" border="0">
<tbody>
<tr>
<td style="color: #000000; font-size: 11px; cursor: text; margin: 8px; border: 1px dashed #bbbbbb;">
<hr /></td>
</tr>
<tr>
<td style="color: #000000; font-size: 11px; cursor: text; margin: 8px; border: 1px dashed #bbbbbb;"><strong style="font-weight: bold;">Dipnotlar</strong></td>
</tr>
<tr>
<td style="color: #000000; font-size: 11px; cursor: text; margin: 8px; border: 1px dashed #bbbbbb;"><strong style="font-weight: bold;">1.</strong> Bk. Yûnus Emre Dîvânı, II, 460.</td>
</tr>
<tr>
<td style="color: #000000; font-size: 11px; cursor: text; margin: 8px; border: 1px dashed #bbbbbb;"><strong style="font-weight: bold;">2.</strong> Bk. Yûnus Emre Dîvânı, IV, 240.</td>
</tr>
<tr>
<td style="color: #000000; font-size: 11px; cursor: text; margin: 8px; border: 1px dashed #bbbbbb;"><strong style="font-weight: bold;">3.</strong> Yûnus Emre Dîvânı, II, 245.</td>
</tr>
<tr>
<td style="color: #000000; font-size: 11px; cursor: text; margin: 8px; border: 1px dashed #bbbbbb;"><strong style="font-weight: bold;">4.</strong> Karahan, Fuzulî, s. 300.</td>
</tr>
<tr>
<td style="color: #000000; font-size: 11px; cursor: text; margin: 8px; border: 1px dashed #bbbbbb;"><strong style="font-weight: bold;">5.</strong> Arif Nihat Asya, Bütün Eserleri Şiirler: 1, s. 218.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>el-Muallim programı kamera arkası</title>
		<link>http://binder.org.tr/el-muallim-programi-kamera-arkasi/</link>
		<comments>http://binder.org.tr/el-muallim-programi-kamera-arkasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 14:19:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasip Sönmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[binder]]></category>
		<category><![CDATA[el-muallim]]></category>
		<category><![CDATA[kamera arkası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://binder.org.tr/?p=1293</guid>
		<description><![CDATA[ 
 



 12 Rebiülevvel 1431 / 25 Şubat 2010 Tarihinde, 3500 kişinin katılımıyla, Haliç Kongre Merkezinde tertip edilen, yankıları uzun süre devam eden Mevlid Kandili el-Muallim salon programımızın kamera arkası görüntüleri hazırlanarak yayına konulmuştur.
http://vimeo.com/12871631
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #333399;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #333399;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #333399;"><img class="alignleft size-full wp-image-1310" title="kamera arkası logo kçk" src="http://binder.org.tr/wp-content/uploads/2010/06/kamera-arkası-logo-kçk.JPG" alt="kamera arkası logo kçk" width="95" height="95" /></p>
<p><span id="more-1293"></span><br />
</span></strong></p>
<p><strong> </strong>12 Rebiülevvel 1431 / 25 Şubat 2010 Tarihinde, 3500 kişinin katılımıyla, Haliç Kongre Merkezinde tertip edilen, yankıları uzun süre devam eden Mevlid Kandili el-Muallim salon programımızın kamera arkası görüntüleri hazırlanarak yayına konulmuştur.</p>
<p><a href="http://vimeo.com/12871631">http://vimeo.com/12871631</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://binder.org.tr/el-muallim-programi-kamera-arkasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAFTANIN BAŞMAKALESİ</title>
		<link>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-2/</link>
		<comments>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 19:21:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasip Sönmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Başmakale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://binder.org.tr/?p=1279</guid>
		<description><![CDATA[ BAŞMAKALE
 Gayrete Gelin, Düşman İlerlemekte!
  Başmakaleler 2
 Mahmud Es’ad COŞAN
Büyük bir ameliyat geçirmiştim, âdeta mânen ve maddeten raporlu idim, çok değerli doktor kardeşlerimin tensibi, hatta ısrar, icbar ve ibramları ile nekahat devremi geçirmek üzere temiz havalı, ılık, sakin yerlere zorla istirahate gönderilmiştim; aziz vatanımızın şimdiye kadar hiç görmediğim zengin, çok güzel, lüks ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1280" title="081294_mec KÇK" src="http://binder.org.tr/wp-content/uploads/2010/06/081294_mec-KÇK.jpg" alt="081294_mec KÇK" width="68" height="81" /><strong> BAŞMAKALE</strong></p>
<p><strong><span style="color: #333399;"> Gayrete Gelin, Düşman İlerlemekte!<span id="more-1279"></span></span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #333399;"> </span> Başmakaleler 2</strong></p>
<p><strong><strong style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;"><span style="font-size: 1em; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: normal; color: #000000; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;"> Mahmud Es’ad COŞAN</span></strong></strong></p>
<p>Büyük bir ameliyat geçirmiştim, âdeta mânen ve maddeten raporlu idim, çok değerli doktor kardeşlerimin tensibi, hatta ısrar, icbar ve ibramları ile nekahat devremi geçirmek üzere temiz havalı, ılık, sakin yerlere zorla istirahate gönderilmiştim; aziz vatanımızın şimdiye kadar hiç görmediğim zengin, çok güzel, lüks ve turistik yerlerini, bu tenha ve uygun mevsimde yavaş yavaş gezmiş ve görmüş oldum. El-hak, gerçekten dinlendim ama çok endişe verici ve üzücü müşahede ve izlenimlerim de oldu.</p>
<p>Oralara tatil ve deniz mevsiminde gerçek müslümanlar asla gidemez, gitse kasıp kavrulur, mahvolur&#8230; diye duyardım; şu mevsimde bile anlaşılabiliyor ki vaziyet gerçekten vahim, ahval gerçekten perişan: Her taraf turistik otel, diskotek, bar, pavyon, içkili gazino ve lokanta dolmuş, firma isimleri bile bir Avrupa veya Yunan şehri gibi, bize ve kültürümüze yabancı; İslâm’ın ve milli kültürün izleri silinmiş; dağ, taş, ova tüm sahiller parsellenmiş, camisiz deniz kentler oluşmuş; eski yerleşim yerlerinde camiler var, imam sabah namazına kalkmaz, vakit namazlarına gelmez, ibadethanelerde tek tük ihtiyar, emekli müslümanlardan başka aktif eleman göremezsiniz; cemaat fikir yönünden parça parça, perişan; halk toplama, ahlâken bozuk, İslâmî benliğini yitirmiş, gavurlara benzemiş, turistlere özenmiş, açılmış, saçılmış nefsinin kölesi, şeytanın maskarası&#8230; Aksakallı alim ve fazıl dedelerin, nur yüzlü eli tesbihli ninelerin, evliyânın, şühedânın, mübarek ve mücahit ecdadın torunları ne yaman hale düşmüş: Bînamaz, bîîman, bîtaat, bîedeb, bîşuur, bîinsaf, bîiz’an, bîhayâ, bîbasîret&#8230;</p>
<p>Hayatın gayesi Allah’ın varlığını birliğini sezmek, Oiyi kulluk etmek, rızasını kazanmak, imtihanı başarmaktır. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihî ve sellem) nasıl ömür sürdü? Eski has ve halis müslümanlar nasıl yaşadı, nasıl çalıştı, ne yolda öldü? Allah’ın emir ve yasakları neler? Kur’ân-ı Kerîm bizlere ne buyuruyor? İslâm’ın çağrısının ana hatları neler? Sorsan herkes “Tamam tamam, biliyorum biliyorum.” der; ama Allah’ın kaç kulu “Allâhu ekber” şuuruyla yaşar, davranışlarını imana ve Kur’an’a göre ayarlar. Müslümanlardan kaç tanesi minarelerin “Hayye ale’s-salâh” davetine icabet ediyor? Halbuki bir düşünse: Çağıran, çağırtan, mülkün sahibi, kâinâtın hâlıkı, âlemlerin rabbı zü’l-celâli ve’l-cemâli ve’l-kemâli ve’l-ikrâm Allahu Azîmü’ş-şân hazretleri. Hem Allah’ın her anda hadsiz hesapsız lütuf, nimet ve tecellilerine mazhar, hem de her anda O’ndan gafil, O’na asi, O’nun davetine lakayt, şu kullar! Gaflette daim, cehaletle sakim, dalaletle mukim; yalan yanlış yolda, isyanda, nisyanda, cürümde, günahta, küstahlıkta musırr şu zavallı Âdemoğlanları!</p>
<p>Düşünüyorum, halk İslâm’da ne kusur gördü de ondan böyle yüz çevirdi; dünya hevesine, nefsin hevasına şeytanın tuzağına düştü; âhireti hesabı, azabı, ikabı unuttu! Sorumluluk, kusur ve kabahat kimde ki bu millet; akıl ve imanla, ilim ve irfanla, mâzisiyle, maddî ve mânevî menfaatiyle bu kadar ters duruma geliverdi! Vebal rejimde mi, milli eğitimde mi, okulda mı, basında mı, televizyonda mı, ebeveynde mi, ailede mi, çevrede mi, hain ve sinsi İslâm düşmanlarında mı, zalim ve müstebit yöneticilerde mi, gafil ve cahil sorumlularda mı, edepsiz turistlerde mi, yalan ideoloji ve fâsit felsefelerde mi?</p>
<p>Bana kalırsa vebalin en büyüğü müslümanlarda; çünkü çok çalışmıyorlar; ciddi ve devamlı, basiretli ve metotlu değiller&#8230; Çünkü şu ilim ve teknik, reklam ve propaganda, birleşme ve dayanışma asrının gerektirdiği performansa sahip değiller; çevre şartlarından, olaylardan ve gelişmelerden haberdar değiller, hasım ve rakip ve düşmanların durum ve oyunlarına vâkıf değiller&#8230; İslâm için şuurla, fedakârlıkla çalışanların faaliyetlerine destekçi değiller&#8230;</p>
<p>Ey aziz ve muhterem müslümanlar, dünya hızla dönüyor, şartlar süratle değişiyor, düşmanlar kuvvetli, hayat fâni, fırsatlar geçici, imkânlar kaçıcı&#8230; Şuurlu, iyi mü’min olun, uyanın, gayrete gelin, birleşin, İslâm ve müslümanları koruma ve geliştirme çabalarımızda görev alın, İslâmî hizmetlerimizi maddeten ve mânen, malen ve bedenen, candan destekleyin ki bu güzel vatan elden gitmesin, müslümanların yeni nesilleri küfre kaymasın, bizden medet uman dış ülkeler ve azınlıklar yardımsız kalmasın, yarınlarımız parlak ve aydınlık olsun; hem dünyamız hem de âhiretimiz kurtulsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://binder.org.tr/haftanin-basmakalesi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İDEAL GENÇLİK MERKEZİ YAZ ETKİNLİKLERİ</title>
		<link>http://binder.org.tr/ideal-genclik-merkezi-yaz-etkinlikleri/</link>
		<comments>http://binder.org.tr/ideal-genclik-merkezi-yaz-etkinlikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 09:29:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasip Sönmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İdeal Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaz okulu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://binder.org.tr/?p=1263</guid>
		<description><![CDATA[İDEAL GENÇLİK MERKEZİ YAZ ETKİNLİKLERİ
BİNDER İdeal Gençlik Merkezi 2010-1431 Yaz dönemi etkinlikleri başlıyor. Çocuklarımız, nezih bir ortamda, ehil eğitimciler nezaretinde, hem kış döneminin yorgunluğunu atacaklar hemde tatil başlangıcında yeni arkadaşlıklar edinip, birlikte hareket etmeyi, paylaşmayı, hayata farklı bir bakış açısıyla bakmayı, sosyal ve kültürel anlamda bilgi ve becerilerini geliştirmeyi öğrenecekler. İdeal bir gelecek için Çocuklarımız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İDEAL GENÇLİK MERKEZİ YAZ ETKİNLİKLERİ<span id="more-1263"></span></p>
<p>BİNDER İdeal Gençlik Merkezi 2010-1431 Yaz dönemi etkinlikleri başlıyor. Çocuklarımız, nezih bir ortamda, ehil eğitimciler nezaretinde, hem kış döneminin yorgunluğunu atacaklar hemde tatil başlangıcında yeni arkadaşlıklar edinip, birlikte hareket etmeyi, paylaşmayı, hayata farklı bir bakış açısıyla bakmayı, sosyal ve kültürel anlamda bilgi ve becerilerini geliştirmeyi öğrenecekler. İdeal bir gelecek için Çocuklarımız İdeal Gençlik Merkezimizde buluşuyorlar. Kayıtlar başlamıştır. Geniş Bilgi ve ön kayıt için:</p>
<p>İDEAL GENÇLİK MERKEZİ</p>
<p>Kanuni Sultan Süleyman Cad. İskenderpaşa Sok. No:3</p>
<p>Metropark-2 Apt. D:2 (Onurkent Girişi) Başakşehir-İstanbul</p>
<p>Tlf:   0 212 487 90 25  -  0 212 487 90 26  -  0 507 354  53 14</p>
<p>Faks: 0 212 488 51 63</p>
<p>e-posta: <a href="mailto:ideal@idealgenclikmerkezi.com">ideal@idealgenclikmerkezi.com</a></p>
<p>web: <a href="http://www.idealgenclikmerkezi.com/">www.idealgenclikmerkezi.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://binder.org.tr/ideal-genclik-merkezi-yaz-etkinlikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
